Neredeyse 1 ay olmuş ‘Artık çocuklara bağırmamaya, sakin kalmaya çalışacağım’  diyeli. Kendime verdiğim sözü tuttum ve büyük bir gayret gösteriyorum. 35 yaşında olduğumu, karşımdakinin 6 olduğunu, beni bu kadar kolay çileden çıkarmaması gerektiğini hatırlatıyorum kendime. Olaylara başka açıdan bakmaya ve Koray’a bağırmak yerine sakince nedeni anlamak için daha fazla çaba harcıyorum. Çoğu zaman.

Kendim için kullandığım yöntem şimdiye kadar oldukça işe yaradı. Eskiye oranla daha az sinirleniyorum, sinirlendiğimde daha az bağırıyorum. Benim sakin kalma çabam bir şekilde Koray’ın da davranışlarına yansıyor olmalı. Çünkü Sarp ¨Lütfen dayan, sen farkında değilsin belki ama onun da asabiyet hali azaldı¨ diyor.

Peki ne yapıyorum?

Öncelikle sakinleşene kadar bekliyorum. Her ikimizin sakinleşmesini bekliyorum. Bu süre içinde Koray’ı da sakin olmaya çağırıyorum aksi halde onunla konuşamayacağımı söylüyorum. Genelde işe yarıyor ama yaramazsa ortamı terk ediyorum.

Odayı terk etmek bağrışmanın bitmesini ve sakinleşmeyi sağlıyor ancak elbette soruna çözüm olmuyor. Gerçi şu anda ilk adım sakin kalmayı başarmak. Çocuğu ceza vermek amacıyla odasına göndermek yerine, kendim ortadan kayboluyorum. Bu daha etkili oluyormuş.

O tek başıma kaldığım 10 dakika ise neden bunları yaşadığımızı sorguluyorum. Neden? Sonra olayları en başından itibaren yeniden düşünüyorum. Koray’ın bir derdi mi vardı? Ben yeterince ilgilenmediğim için mi bu tartışma yaşandı? Ya da Koray evdeki kurallardan birini mi göz ardı etti? Bilmeden bir şey yapmış olabilir mi? Bu sorunların cevabını düşünürken zaten iyice sakinleşmiş oluyorum.

Diyelim ki Koray gerçek anlamda şımarıklık yapıyor, gereksiz bir asabiyet var. Bu sefer de onun nasıl bir çocuk olduğunu düşünüyorum. Hareketliliğinin dışında neşeli, eğlenceli, yardım sever, sevgi dolu bir çocuktur o. Bilerek bir şeye, birine asla zarar vermez. İyi kalpli bir insandır benim oğlum. Sebepsiz şımarıklık olduğunu düşündüğüm davranışı bana bir şey anlatmaya çalışmasının sonucu olabilir mi? Bana bir şey mi söylemek istiyor? Bu soru beni kendime getiriyor. Yanına gidiyorum. ¨Ne oldu?¨ diye soruyorum. Önce biraz surat asıyor sonra da konuşmaya başlıyor. Evet genelde bana bir şeyler anlatmaya çalışıyor oluyor.

Yine de her davranışın olumlu veya olumsuz bir sonucu olmalı diye düşünüyorum. Ödül-ceza demiyorum mantıklı sonuçları olmalı. Örneğin tv seyretmek için sofraya gelmiyorsa ve bunu bir kavga haline dönüştürmeye başladığında ¨Sofraya gelmezsen yemekten sonra dondurma yiyemezsin¨ demek yerine ¨Yemek saatinden önce TV seyretmeyi kaldırıyorum¨ diyorum.

Kısacası kendi kendime soru cevap yöntemiyle ilerliyorum. Bu arada hem sakinleşiyorum hem de daha mantıklı düşünmeyi başarabiliyorum. Annenin ruh hali çocuğu da yumuşatıyor. Arada çıldırma eşiğine geliyorum, elbette. Sesim de çok çıkıyor ama eskiye oranla çok azaldı. Bazı sözleri ve davranışları görmezden geliyorum, duymuyorum, bunu başarmak bile yetiyor. Biliyorum şimdi önemli olan doğru iletişimi kurmak. Bundan sonraki ödevim Koray’ın kendini daha fazla ve daha etkin şekilde ifade etmesini sağlamak.