Dünkü yazıma gelen onlarca yorum, mesaj ve elektronik postaları tekrar tekrar okuyorum. Hepimiz aynıyız demek ki. Anne olmak böyle bir şey. Anne olmak delilik. Anne olmak uçlarda yaşamak ama her ne olursa olsun çok sevmek demek. Koray’a her seferinde bunu tekrarlıyorum. Sana ne kadar kızarsam kızayım ben seni her zaman çok seveceğim¨ diyorum. Anneler çocuklarını umutsuzca severler çünkü. Başka da hiçbir şeyi hiç kimseyi böylesine sevemezler. Dünya dursa umrunda olmaz bir annenin, yete ki çocuğu sağlıklı mutlu huzurlu olsun.

Peki bize ne oluyor da bir anda çoşuyoruz, sesimiz yükseliyor?
Bilmiyorum. Yorgunluk, bıkkınlık, sabırsızlık, yetişememe duygusu… herhangi bir şey olabilir.

Bütün bir günü konuyla ilgili makale, blog, kitap okuyarak geçirdim. Çıkardığım sonuç bağırmak da bir şekil şiddet. Çocuğa durumu kontrol edemeyen çaresiz anne mesajı veriyoruz ve daha da kötüsü bağırmak bulaşıcı. Ben ona bağırıyorum, Koray kardeşine bağırıyor. Ne yapacağımı bilmediğimden; çocukları bastırmak, kızgınlığımı anlamalarını ve dediklerimi yapmalarını sağlamak için sesimi yükseltiyorum ben en çok. Hakkımda ne düşünüyorlar bilmiyorum. ¨Annem delirdi¨ diye aklından geçiyor mudur acaba Koray’ın? Gerçi, delirmenin tam olarak ne olduğundan haberi var mı ki.

¨Bağırmayan anne olmanın 6 yolu, 10 ipucu, 105 sorusu¨ gibi kaç tane yazı okudum hatırlamıyorum. Ortak tek şey sakin kalmaya çalışmak. O nasıl olacak anlatabilen pek yok. Bence yok en azından. Yine de denemeye kararlıyım. Örneğin bugün sesimi yükseltmedim sayılır. Ne mi yaptım? Dün akşam yaşadıklarımızı gözümün önüne getirdim sonra da bağırmak istediğim durumun ne olduğunu bir kez daha gözden geçirdim. Gerçekten sinirlendiğimde ise uyarımı yaptım, baktım olmuyor onu hışımla odasına göndermektense ben terk ettim ortamı. Sessizce üstelik. Bağırmadan, söylenmeden.

Kolay bir gündü belki de. Yarın öbür gün ne olacak bilmiyorum. Beni rahatsız eden hatta çoğu zaman sırf ilgimi çekmek için yaptığı hareketleri görmezden gelebildim. Bir 21 gün de bunun için uğraşmaya karar verdim. Şekeri bırakmışım, Nutella’nın tadını unutmuşum bu asabi ruh halinden kurtulmak zor olmamalı diye inanıyorum.

21 gün.

Bağırmamaya çalışacağım.

Sakinliğimi koruyacağım, gerekirse kendimi tuvalete kapatacağım.

Sakinleşene kadar 10’a kadar 100’e kadar sayacağım.

Dün yaşadıklarımızı unutmayacağım.

Telefon ekranıma Koray’ın en sevimli halinin fotoğrafını koydum, kızdığımda dönüp dönüp bakacağım.

Bir de karmış yağmurmuş demeden koşmaya yeniden başlayacağım.

 

Bağırmak kadar sakinlik de bulaşıcı diyorlar. Anne sakinleşip rahatlayınca çocuk da rahatlayacak. Bu kadar iyi bildiğim bir şeyi nasıl gözden kaçırdığıma üzülüyorum şimdi de ama olsun deneyeceğim.

Akşam yatakta sohbet ederken ¨Seni pek kızdırmadım di mi? Bugünü ne iyi geçirdik anne¨ dedi.

 

Yararlandığım yazıların birkaçı da şunlar:
empoweringparents.com
connectedfamilies.org
yummymummyclub.ca