Hem ne ittifak.

Sarp bana göre oldukça sakin, dingin, yavaş ve temkinli bir adam. Ve bir o kadar da yumuşak ve pimpirikli bir baba. Koray’ın tırnağı kırılsa, Sarp’ın parmağı kesliyor. Anlayın durumu. Elbette ben de fazla rahat, soğuk kanlı ve gereksizce de disiplinli bir anne oluyormuşum. Konuyu tartışmaya açmak yerine savunmaya karar verdim uzun süre önce. Evde bir denge olmalı öyle değil mi? İkimiz de pimpirik olsak çocuk 5 kat giyinir, 2 yaşında ancak yürümeyi öğrenirdi. O yüzden ben oğlumun sınırlarını zorlamasına izin verenim. Bazen de dikkat edilmesi noktaları Sarp benden önce-tabi ki- fark ediyor ve tam zamanında müdahale ediyor. Biz yin ve yang’ı oluşturuyoruz resmen. Birbirimizi tamamlıyoruz.

Her şey iyi güzel de benim derdim disiplin ve evdeki dengeler. Ben hep kötü polis olduğumdan, Koray artık benim ‘hayır’ deme ihtimalime karşı babasına sığınıyor her an. Son günlerde iyice ayyuka çıktı işler. Hele iki haftadır da 7/24 beraberler ya baba-oğul bir kanka durumundalar ki sormayın. Arabadan baba alsın, ayakkabıları baba giydirsin, baba yedirsin, baba uyutsun… baba baba baba. Önceleri harikaydı benim için. Tatil gibiydi. Ben sadece gerekli malzemeleri sağlıyordum. Ancak fark ettim ki durum zannettiğimden fena. Koray babasının açıklarını görmüş, zayıf noktalarını bir bir yakalamış ve onu parmağında oynatıyor. Nasıl ‘dur’ diyeceğim bilmiyorum. Sanırım çocuğun disipline, kurallara ihtiyacı olduğunu babasının ondan önce öğrenmesi gerekiyor.

Bugün yaşadığımız bir olayı anlatacağım:

Cars filmini ve McQueen’e olan hayranlığımızı bilmeyen yoktur. Evde o arabaların her birinden eminim en az ikişer tane vardır. Baş kahramanımız Lightning McQueen’den kaç tane olduğunu biliyorum ama yazmayacağım. Neyse, ben bu tatilde yanımızda 2-3 tane araba getirdim. Onlarla da harika oynuyordu. Bir kaç sefer karşımıza elimizdekinin aynısı oyuncaklardan çıktı, Koray da istedi ama ben ”aynısından almayacağız” dedim. Biraz söylendi sonra unuttu. Bugün, baba oğulu sadece 10 dakika baş başa bırakıp bir kitapçıya girdim. Döndüğümde Koray’ın elinde benim ‘hayır’ dediğim ve çantamda aynısından olan kırmızı bir mcqueen vardı.

Koray:

– Anne şimdi açmayacağız. Evde açacağız.

Sarp:

– Ama çok istedi, baksana ne kadar mutlu.

Ben, ikisine birden:

– Devamlı bir oyuncak almak zorunda mıyız? Çantamda aynısı var üstelik.

Sarp:

– Aaa Koray’cığım varmış bizde.

O an elimdekini gösterdim. Koray:

– Hayır anne hayır. Onu bana verme. Sakın sakın!

Sarp da elimdekini alıp:

– İrem’ciğim aynısı değil ki!!

– Ne fark var?

– E bunun tekerleklerinin yanları beyaz. Yeni aldığımızda siyah her yeri.

– ??????

 

Şimdi resimdeki 7 farkı bulun da çenemi kapatayım:

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

8 Comments

  1. himm bi bakalim, birinin tekerlekleri siyah,birinin kuyrugu dik otekinin yatay,birinin yanindaki 95 daha buyuk oburunun daha kucuk ve simsek isaretide,sanirim arka tekerin ustu ikisinin farkli,kaputlarinin ustude farkli sanirim :)) yani 7 olmadi ama 5 oldu sanirim e haklilar yani dermisim hahahaha :)) saka bi yana kesinlikle haklisin bizdede ayni seyler yasaniyor maalesef ki:))

  2. Iremcigim, cok fark var. Gercekten :)
    Esraarda cok guzel aciklamis. Basta ayni gibi görunsede bir araba-tutuklusuna bu farkliliklar hemen göze carpar.
    Bendede bir tane araba tutuklusu var :)
    Haydi gelde acikla bu iki arabalarin ayni oldugunu!

    NOT: Sadece bununla kalmayabilir Koray. Biz artik Lamborghini, Bugatti vs arabalar ariyoruz. Haydi kolay gelsin! Guzel bir hobbi, gercekten…

Leave a Response