Bazen ‘yok canım, kendimden memnunum, ben böyle de güzelim’ desek de, işin gerçeği çok başka öyle değil mi? Kadın olmanın gereklerinden midir nedir, çoğumuz çoğu zaman daha zayıf, daha bakımlı, daha güzel olmak isteriz. Diğer kadınların ne giydiğini merak ederiz, beğendiklerimizi uzun uzun süzeriz. Kıskançlıktan çatlasak bile soğuk kanlılığımızı koruyarak ‘ay o çok zayıf bee…’ deriz. Oysa, o beğenmediğimizi iddia ettiğimiz zayıf kadın olmayı hayal ederiz. Bir kadın asla yeteri kadar zayıf değildir zaten.

Peki ne yapacağız? İşin içinden nasıl çıkacağız, hele ki hamileliklerden sonra?

Zaten hamileyken çoğumuz ¨Ye ye, sen iki canlısın. Onu da ye, bunu da ye, şiş¨ tacizlerine maruz kalmış bulunuyoruz. Sonra bir de demiyorlar mı ¨Doğumdan sonra verirsin.¨ Peki ya veremezsem, ya 30 kilogram alırsam, ya kocam beni beğenmezse, ya ben kendimi sevmezsem?!?

Bir kadın pardon bir anne ¨Nasıl kendini düşünebilir ki?¨

Size bir şey diyeyim mi, memelerden süt fışkırıyor olması sizin artık işlevinizi yitirdiğiniz anlamına gelmez. Anne olunca kadın olmaktan vazgeçmek zorunda değiliz çünkü. O yüzden hamilelikte ve emzirme döneminde eski formunuza kavuşmayı istemeniz de çok doğal. Rejim yapmayacaksınız elbette ama boşuna kalori alıp vücudunuzu zorlamanın anlamı yok. Sağlıklı beslenmek ve bol su içmek hatta biraz da spor yapmak sizin için yeterlidir. Doğumdan birkaç hafta/ay sonra bir davete, düğüne falan gitmeye kalktığınızda giyecek bir şey bulamadığınızda başınızdan aşağı kaynar sular dökülüyor da o zaman anlıyorsunuz.

Eşofmanları çıkarıp başka bir kıyafeti gitmeye yeltendiğinizde daha önce orada olmayan göbeğiniz, poponuz, aynalara sığmadığını düşündüğünüz memeler yüzünüzden moraliniz bozulur. Sonra kendinize kızarsınız, ¨ben anneyim, kilolarımdan şikayet etmem çok tuhaf¨ diye düşünürsünüz. İşte ben de onu diyorum, eğer ki fazla kilolarınız canınızı sıkıyorsa bu son derece normaldir. Kimseye bakmayın, kimseyi dinlemeyin. İç güdülerinizle hareket edin. Ben artık biliyorum, akıllı bir kadın biraz da içindeki sesi dinlemeli, doğru yolu buluyor sonunda.

Sevgili anneler ve anne adayları,

Siz canınızı sıkmayın. 9 ayda aldığınız kiloları bir terslik olmazsa 9 ayda geri veriyorsunuz. Zaten 9-10 aylık bebeğinizin peşinden koşmaya başlayacağınız için doğum öncesi kilosuna da düşeceksiniz. Burada önemli olan hamilelik ve emzirme döneminde kendinize biraz daha dikkat etmeniz ve sağlıklı beslenmeniz. Tatlıya, pastaya, böreğe, çöreğe gerek yok. Bol su yeter.

:)

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

4 Comments

  1. Gercekten de alınan kilolar en gec 9 ila 12. Ay içerisinde veriliyor ama göbek ve popo baki kalıyor … Bu yüzden hem yediklerimize dikkat etmeye hem de biraz spor yapmamız şart oluyor… Hele bir de dogum sezeryan ile gerçekleşti ise, o zaman göbüş lömbür lömbür oluyor :( benim tek derdim bu göbüş şimdilerde… Bakalim kiloları verdik onu ne zaman eriticez :)

  2. Bende aynen dediğiniz gibi doğumdan sonra kızımın peşinde koşarken hamilelik öncesi kiloma geri döndüm. Ne spor ne diyet :)) kimse sıkmasın canını yeter ki sağlıkla kavuşsun bebeğine, kiloları da o bebek sayesinde veriyorsunuz işte :)

  3. Selam İrem,

    Evet çok haklısın..Eğer düzgün bir şekilde bol sıvı ve proteinle beslenilirse emzirme döneminde direk olarak kilolar eriyip gidiyor..Oyüzden sadece sağlıklı beslenme ve bol bol sıvı süt için en ideali..Ben 3 ay sonra eski kiloma 6 ay sonra ise doğum öncesi kilomun 3 kilo altına inivermiştim farkında olmadan. Şuan da Doruk nerdeyse 2 buçuk yaşında ve ben doğum öncesi kilomdayım..Tabi o aldığım 3 kiloyu da tekrar versem fena olmıycak ama kış bi geçsin yaza bakarız artık:))Kimse dert etmesin kiloları hepsi gidiyo ve dediğin gibi bebek hareketlendikçe anne de daha çok hareketlendiğinden spor ihtiyacını da karşılamış oluyosunuz;))

  4. İlk 6 ay zaten diyet yapılmaması gerekiyor. Ortalama bebeğe verilen her 750 ml süt için 500 kalori harcanmış oluyor. O dönemde verilen kilolar eğer hamilelik öncesi aktif olmayan ve kasları çok da güçlü olmayan bir anne ise sadece sarkma olarak olumsuz bir görünüm oluşturuyor. O yüzden eğer sezaryan doğum ise doktora da danışarak pilates yapılabilir. Diyet ise 6. aydan sonra olmalı. Dediğiniz için bol su çok etkili kalori almadan sütü arttırabiliriz. Ama sütün kalitesi için taze sıkılmış meyve suları, proteinli besinleri de eksik etmemiz gerektiği ki sık sık beslenme ile zaten hem sütü arttırırken hem de kilolardan rahat kurtulmuş oluyoruz.

    Zaten unutmayın doğum sırasında depo edilne yağlar vücudun kendini emziklilik dönemine hazırlması anlamındadır. Yoksa sütünüz o kadar yağlı nasıl olabilecek. O depo yağlar sütünüz için kullanılıyor. O yüzden doğum sırasında aldığınız kiloları çok da kafanıza takmayınız. Eğer çok ideal bir kiloda hamile kalmamış aslında ideal kilonuzun 15-20 kilo üzerinde hamile kalıp hamilelik döneminde de bir o kadar kilo almışsanız çocuk 1 yaşını geçtikten sonra kilo verme girişimlerine başlanabilir.

    Sevgiler.

Leave a Response