Attachment Parenting: Bebeğinizi ona temas ederek büyütün.

ilk kez Amerikalı ünlü pediatrist Dr. William Sears tarafından kullanılan bu terim, dünyanın dört bir yanına yayılmış bir ebeveynlik konsepti haline gelmiş, kar amacı gütmeyen organizasyonlara ismini vermiştir. Yapılan çalışmalara göre hassas ve duygusal bir yaklaşımla yetiştirilen çocukların sosyal ve duygusal yönden çok daha geliştikleri, hem kendilerine hem de çevreye karşı daha güven duyan bireyler haline geldikleri gözlemlenmiş. Buna karşılık daha az duygusal bir yaklaşım ve katı bir disiplinle büyütülen çocukların hem fiziksel hem de psikolojik problemlere sahip olma riskinin fazla olduğu belirtilmiş. Attachment parenting ve 8 prensip:

  • Hamilelik, doğum ve ebeveynlik için önceden hazırlanın.
  • Sevgi ve saygı göstererek besleyin.
  • Bebeğinizin ihtiyaçlarına hassasiyetle cevap verin.
  • Hem kendinizin hem de bebeğinizin ruhunu besleyecek şekilde dokunun.
  • Hem duygusal hem de fiziksel olarak güvenli bir uyku ortamı sağlayın.
  • Bebeğinize her zaman yoğun ama dengeli bir sevgi ve ilgi gösterin.
  • Pozitif disiplini benimseyin.
  • Kişisel ve aile yaşantınızda bir denge sağlamak için yoğun bir çaba gösterin.

Bu filozofiyi benimsemiş olan birçok aile aynı zamanda doğal aile yaşamını da seçerler. Normal doğum, evde doğum, emzirme, aynı yatakta uyuma, bebeği sling ile taşıma, organik yemek ve kıyafet gibi yaşam tarzlarını benimserken, evde eğitim ve ilaçsız tedavi gibi uç örnekler de görülüyor. Ancak Dr. Sears hiç bir aileye katı bir şekilde bu kuralları uygulamalarını tavsiye etmiyor. Ona göre önemli olan çocuklarının ihtiyaçlarına cevap verirken yaratıcı ve destekleyici olmalarıdır.

Bebek taşıma da yine Dr.Sears’ın bu filozofisinin en önemli basamaklarından birini oluşturmaktadır. Hatta ”babywearing” kelimesinin de yaratıcısıdır. Tam kelime anlamı ”bebeği bir aksesuar gibi takmaktır” aslında. Kucak bebeği, çocuğunu kollarında büyüten ebeveyn gibi aile yaşam tarzına paralel bir uygulamadır. Dr.Sears’a göre bebeği kucakta bir taşıyıcı ile yani sling ile taşımanın hem bebek hem de ebeveyn için sayısız yararları vardır:

  • Bebekle gün boyu yakın fiziksel iletişimde olmakla birlikte annelik hormonu olan progesteron seviyesinin artar. Böylece anne çok daha kolay bebeğini emzirir, annelik bağı güçlenir, doğum sonrası depresyon görülmez.
  • Kucakta taşınan sling ile taşınan bebekler çok daha sakin bir yapıya sahiptirler, daha az ağlarlar çünkü hayati ihtiyaçları anında karşılanır. Bebek annesini görür, duyar, hisseder ve onun kokusunu alır.
  • Diğer insanlarla ve çevreyle daha erken tanıştıkları için sosyal olarak daha erken gelişirler. Konuşulan dili daha kolay ve çabuk öğrenirler.
  • Anne ve bebeği arasındaki bağ çok daha güçlüdür.
  • Annenin her iki eli de çoğunlukla özgürdür. Bebeği kucağındayken rahatlıkla yürüyüş yapabilir, alışverişe çıkabilir, ev işleriyle ilgilenebilir.
  • Bebeğin ağırlığı tüm üst bedene dağıldığından bel ve sırt ağrıları da oldukça azalmaktadır.
  • Bebeğinizi kimseye fark ettirmeden rahatça topluluk içinde emzirebilirsiniz.
  • Prematüre veya düşük ağırlıkla doğan bebekler gün boyu istedikleri anda emebildikleri için kilo almaları da o kadar hızla artar.
  • Sling sadece küçük bebekler için değildir. 2 yaşındaki çocuğunuzu da uygun bir ürünle rahatlıkla taşıyabilirsiniz.

Sonuç olarak ben bu yazıdan ne anladım: bebeğinizi çok sevin, ona hep dokunun, kucağınızda uyumasına izin verin, bol bol emzirin, bebeğiniz hep sizinle olsun. Katı disiplin yöntemleri yerine çocuğunuzu hem fiziksel hem de ruhsal olarak destekleyecek pozitif ve yaratıcı yöntemlerle büyütün. Doğal olun, bebeğinizi SLING ile taşıyın.

0

Leave a Reply