Attachment Parenting. Bağımlı mı? Bağlı mı?

Tam Türkçe çevirisini nedense yapamadım. Bağlı ebeveynlik, bağlılık… yok olmuyor, aynı etkiyi yaratmıyor ama ”attachment parenting’’i ilk duyduğumda bana son derece humanist, doğal ve romantik bir yaklaşım hissi verdi. Bebeğinizle çocuğunuzla dokunma duyusunun ön planda olduğu bir ilişkiniz olması, sevginin yoğunluğunu bir düşünsenize. Attachment parentin’in öncülerinden Dr. Sear aslında ne olmadığını çok güzel anlatmış. Ben yazıdan çok etkilendim ve size de bahsetmek istiyorum:

Ebeveynlikte yeni bir stil değil. Tam tersine bebek bakımında en eski yaklaşımlardan biri. Aslında anne babalar yüzyıllardır bebeklerine bu şekilde bakıyorlardı ta ki çocuk bakımı uzmanlarının sahneye çıkıp anne babaların, bebeklerini gözlemleyip ihtiyaçlarını anlamak yerine, kitapları okuyarak onları büyütmeleri gerektiğini söyledikleri ana kadar. Denizin ortasında terk edilmiş bir adada bebeğinizi doğurduğunuzu düşünün. Ortada ne bir kitap, ne uzmanlar ne de her işe burnunu sokan akrabalar  var. Tam bu noktada doğal bir refleksle bebeğinizi kucağınıza alacaksınız ve yüzyıllardır diğer kültürlerin yaptığı gibi bebeğinizi anlayarak, isteklerine anında cevap vererek, onu kucağınızda uyutarak, onu bol bol emzirerek büyüteceksiniz. Ben Koray’ı kucak bebeği yapmıştım. Tamamen iç güdülerime göre davranarak hem de. Hiç bir kitaba bağlı kalmadan. Demek ki doğru yapmışım. Şu anda 15 aylık hala kucağımda. Daha doğrusu tepemde.

Her şeye göz yummak demek değil. Bebeklerimizin ihtiyaçlarına anında cevap vermenin ve her an yanlarında olmanın, onu şımartacağı ve bebeğimizin bizi istediği şekilde yöneteceği endişesi taşırız veya birileri bize bunları söyler ve böyle bir endişeye sahip oluruz. Aslında tam da bu noktada ”attachment parenting’’  bize yol gösteriyor yani bebeklerimizin ihtiyaçlarını anlayarak, neye, ne zaman ‘evet’ veya ‘hayır’ dememiz gerektiğini bileceğiz. Bazen çocukların ihtiyacı olan her şeyi vermek, onların istediği her şeyi vermekten çok daha kolaydır.

Bebeğinizin ağlamalarının nedenini bilmekten daha güzel bir şey olabilir mi? Ağlamak bebeklerin ilk iletişimi değil mi? Korişimi nasıl görmezden gelirim. Dr.Sears doğal ebeveynliği o kadar güzel anlatmış ki.

Yazıya devam… Bebeğinizle birlikte büyüdüğünüz için ilişkinizin son derece dengeli bir karakteri olduğunu da göreceksiniz ilgili ancak her şeye izin veren bir ebeveyn olmayacaksınız. Bir başka açıdan düşünürsek de sert, dominant bir ebeveyn olmak bu minik bireyler için çok büyük haksızlık. Attachment parenting bebeklerini, çocuklarını dinleyen, anlamaya çalışan ebeveynler olmak demek aslında. 7 günlük bebeğinizin ağlamalarına anında cevap verirken, 7 aylık bebeğiniz ağladığında bir-iki saniye duraklar düşünürüsünüz ve verdiği sinyalleri anlamaya çalışırsınız.

Baskıcı değildir. Çocuğun her an yanında olarak onu kontrol etmek de değildir. Bahçesi ile ilgilenen birini düşünün. Yıl boyu açan çiçeklerin rengini kontrol edemez ama aralarda orataya çıkan yabani otlari temizleyerek çiçeklerinin çok daha güzel açmasını sağlayabilir. Attachment parenting sayesinde davranış şekillendirmede uzman haline gelirsiniz.

Annelerin de izne ihtiyacı vardır. Bu yüzden ebeveynlik görevinin babalar veya güvendiğiniz birisi tarafından paylaşılması önemlidir. Ancak attachment parenting eve bağlanmak, kendini zincirlenmiş hissetmek değildir. Bu tip ebeveynliği seçen anneler duygularını şu şekilde aktarmışlar: ”bebeğimle o kadar bağlıyız ki birbirimize’’, ‘‘bebeğimle birlikte olduğumda kendimi iyi hissediyorum, yanımda olmadığında ise çok kötü oluyorum’’. Zaten bu tip bir ilişkisi olan anne ve bebekleri dışarıda çok güzel vakit geçirirler ve bundan her geçen gün zevk alırlar. Biz Koray ile her şeyi beraber yapar olduk. En iyi arkadaşım artık o benim. Onunla restoranda yemek yemek, pusetle gezmek, Slingo ile alışverişe çıkmak o kadar keyifli ki.. Sıkılmak bunalmak bir yana çok eğleniyoruz.

Bağlı ebeveynlik zor değildir. Ilk başta bu tarz bir ilişki kulağa kendinden çok fazla vermek gibi algılanabiliyor. Aslında yeni anne-baba olmak tam da bu değil midir? Bebekler alıcıdır, ebeveynler vericidir. Attachmant parenting bu ilişkinin yakın bir zamanda karşılıklı olmasını sağlıyor yani siz bebeğinize ne kadar çok ilgi, sevgi verirseniz, o size çok daha fazlasını geri verecektir. Hatırlanması gereken en öenmli şey bebeğinizin ebeveynlik oyununda pasif oyuncu olmadığıdır. Küçük çocuklar sizin davranışlarınızın şekillenmesinde aktif rol oynarlar, bilgece kararlar almanıza yardımcı olurlar.

Ilk başta kulağa yorucu bir şey gibi gelebilir. Ancak uzun vadede aslında en kolay ebeveynlik tarzıdır. Bebeğinizin, küçük çocuğunuzun ne istediğini anlayamamak, ihtiyacı olanı bilememek her şeyden zor ve yprucu değil midir? Bebeğinizle aranızda güçlü bağ tüm bu zorlukların ortadan kalkmasına yardımcı oluyor ve birbirinizi daha kolay anlamanızı sağlıyor.

Katı bir yaklaşım değildir. Tam tersine, seçimler yapılmasını sağlar ve daha esnektir. Anne, bebeği için ne iyin, neyin kötü olduğunu bilir ve seçim yapabilir. Tek çıkış yolu yoktur. Disiplin her zaman vardır ancak çocuğunuzun ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiştir. Bebek de annesinin onun her zaman yanında olduğu bilincindedir. Öz güveni yüksektir. Anne çocuğunun bulunduğu çevreyi kontrol altına alır, direkt olarak çocuğunu değil. Anne, dünyayı çocuğunun gözünden görmeye çalışır. Örneğin, 2 yaşındaki oğlunuz buzdolabından süt kutusunu çıkarırken elinden düşürdü ve her yer süt oldu. Bu durumda ne yapmalı? Hemen bağırıp, azarlamak ne kadar yararlı? Yoksa oğlunuzun yanına gidip yanağına bir öpücük kondurup, sütü döktüğü için zaten mahçup olan miniğinizi ezmek yerine beraberce yerleri temizleyip, bardağı yeniden sütle doldurmasına yardımcı olmak daha iyi olmaz mı? Bu nasıl yapılır diye düşünecek olursanız, şu soruyu sorun kendinize: ”Acaba siz çocuğunuzun yerinde olsanız, annenizin size nasıl davranmasını isterdiniz?’’

Çocuğunuzu şımartmak demek değildir. Yeni annelerin çoğu bebeklerini çok fazla kucakta gezdirmelerinin, ağlamalarına anında cevap vermenin, uzun süre emzirmenin ve hatta birlikte uyumanın onları şımartacağı yönünde endişelerini dile getirirler. Attachment parenting’in buna vereceği cevap kocaman bir HAYIR. Üstelik yapılan araştırmalar tam tersini göstermektedir. Şımartmak teorisi batı toplumunda 2o.yüzyılın başında ortaya atılmıştır. Ebeveynler içgüdülerini bir kenara atarak bebeklerini ”uzmanlar’’ın söylediklerine göre yetiştirmeye başlamışlar ve bebekle fazla iç içe yaşamanın onu şımartacağını zannetmişler. Bu ”bebek uzmanları’’ emzirmek yerine formül sütleri önermişler, kucakta mümkün olduğunca az tutmak gerektiğini yazmışlar, ağlamalarına hemen cevap verilmemesini dile getirmişler böylece bebekler şımarmayacaktı. Aslında tersine hayat boyu şımarık ve bağımlı çocuklar olabileceklerini göz ardı etmişler.

————-

Dr.Sears’ın yazısından gerçekten çok etkilendim hem de kendi kendimi tebrik ettim. İnsan iç güdülerine göre ebeveyn olmalı. Kitaplar elbette okunacak. Ben de okudum, hala da okumaya devam ediyorum ama benim önceliğim Koriş’i anlamak. Onun mutlu, sağlıklı, öz güveni yüksek bir çocuk olmasını sağlamak. Korişle geçirdiğim vakitler gittikçe zevkli hale geliyor. Birbirimizi daha iyi anlıyoruz çünkü. İşimi iyi ki bırakmışım diyorum. Korişimi yeterince tanımadığım birine bırakıp gitne fikri öyle korkutucu geliyor ki bana. Çalışmak zorunda olup, bebeklerini bakıcıya bırakan anneler için her an dua ediyorum ve ne kadar zor bir durumda olduklarını tahmin bile edemiyorum.

Kitap önerisi: Attachment Parenting’i daha iyi anlayabilmek için.

ATTACHED at the HEART

Barbara Nicholson and Lysa Parker

0

Leave a Reply