Son bir kaç gündür takip ettiğim bir tartışma var Amerika’da. Konu, Yale’de kukuk profesörü olan Amy Chua’nın 8 Ocak’ta Wall Street Journal’da yayınlanmış olan makalesi: Why Chinese Mothers Are Superior – Çinli Anneler Neden Daha Üstün?

Uzak doğulu özellikle de Çinli çocukların akademik başarıları herkesin ilgisini çekiyor. Amy Chua da bunun sebebinin ebeveynlik tarzından kaynaklandığını söylüyor. İki kızı da son derece başarılı, küçük yaşlardan itibaren piyano çalıyorlar ve bu başarılarda kendi imzası olduğunu açık açık söylüyor.  Amy Chua’nın kızlarına asla izin vermediklerini öğrenmek ister misiniz?

– arkadaşta yatıya kalmak, arkadaşın yatıya gelmesi

– oyun gruplarına katılmak

– okulda piyes/tiyatro oyunlarına katılmak

– okuldaki piyes/tiyatro oyunlarına katılmadığı için şikayet etmek

– TV seyretmek, bilgisayar oyunuyla oynamak

– kendi istedikleri aktivitelere katılmak

– A’dan düşük not almak

– sınıfta, spor ve drama dışındaki derslerde 1. olmamak

– piyano veya violinden başka enstrüman çalmak

– piyano veya violin çalmamak

Amy Chua’ya göre çocukları için en iyisinin ne olduğunu sadece anne-baba bilir ve çocuklar da en iyi olmak için uğraşmak zorundalar. Bir konuda en iyi olmadıkça eğlenceli bir durum olamaz. Çocuğun yeteneklerini, yapabileceklerini ortaya çıkarmak için zorlayıcı olmak gerekiyor. Böylece çocuk hem akademik olarak, hem de ileride profesyonel olarak diğer herkesten özellikle de Batılı arkadaşlarından daha başarılı olacak. Çinli bir anne misafirlerin ortasında çocuğuna ‘sen şişmansın’, ‘işe yaramazsın’ gibi aşağılayıcı sözleri rahatça sarf edebiliyor. Amaç çocuğu aşağılamak değil, onu motive etmekmiş doğru olanı yapması için. Yazının orjinali burada.

Amy Chua’nın bu makalesine 5000’den fazla yorum gelmiş tahmin edeceğiniz gibi. Aralarında Çinli anneler de var. Hatta bir tanesi ‘ben kızımı istekleri konusunda destekledim. Oyun oynamasına izin verdim. Asla zorlamadım. Bilin bakalım ne oldu? Harvard ve Yale’den kabul geldi’ diye yazmış. Amy Chua bu tepkilere cevap verdi yeni bir yazıyla. Kızlarıyla harika ilişkileri olduğunu anlatmış. Herkes mutluymuş. Kadına ‘Kaplan Anne’ lakabını taktılar bu arada. Hong Kong’da çıkan İngilizce bir gazetedeki karikatür ise her şeyi anlatıyor.

Oğlu yemek yemeyi reddeden baba, onu Amy Chua'ya evlatlık vermekle tehdit ediyor.

Bu yazılanların üzerine NY Times da bir tartışma başlattı. Aşırı veya Zorlayıcı Ebeveynlik Etkili Mi? diye. Okumanızı tavsiye ediyorum.

Belki 5000 tanesini birden okumamışımdır ama 2-3 günde 1000’den fazla yorumu okudum. Sonra oturdum düşündüm. Facebook’ta paylaşılan anne-çocuk yazılarına göz attım. Kendi yazılarımı düşündüm. Çevremi, arkadaşlarımı, çocukluğumu düşündüm ve sonunda bu kadının hasta olduğuna karar verdim. Eğer mental bir problemi yoksa spekülatif bir yazı yazma amacında olduğuna inanıyorum. Farklı olmak istiyor sanırım. Ya da anne babasıyla iç hesaplaşma yaşıyor. Kendisi de aynı katı kurallarla büyümüş. Bir yandan da çok mutlu bir çocukluk geçirdiğini söylüyor.

Ne düşünüyorum biliyor musunuz? Çocuklar malımız değil. Birer sanat şaheseri, yarışmaya soktuğumuz ürün değiller. Evet, çocuklarımızı biz dünyaya getirdik (ki ben anne karnında bilince inanan bir kadınım, bu konuya daha sonra geleceğim) ve şimdi de onlar için en iyisini istiyoruz. Birey olduklarını unutmadan şekillendirmeliyiz hayatlarını. Kısıtlamak, zorlamak, zorbalıkla davranmak neyi çözer? Her dersini A++ ile geçen zeki ama sönük, gözlerinde hayat belirtisi olmayan biri olmak istemezdim ben. Oğlum da istemediği biri olmasın, istemediği şeyleri yapmasın. Piyano çalmak istemiyorsa kafasına, ellerine vura vura mı piyano çalmasını sağlayacağım? Tüm bunlar bir annenin hırsıdır olsa olsa. Amy Chua’nın yazısına yapılan yorumlardan biri de şöyleydi: ”Evet, Çinliler oldukça başarılı. Çoğu müdür ve üst düzeydeler ama çok azı CEO olabiliyor. Yoksa anneleri CEO olmalarına izin vermiyor mu?”

İşin gerçeği bu tip saplantılı bir disiplinin sonucunda çocukların akademik olarak başarılı olacakları kesin. Ancak kişilik, yaratıcılık ve liderlik vasıflarını geliştiremeyecekleri de kesin. Yoksa dünyadaki her şirketin başında bir Çinli olurdu. Amy Chua’nın kızlarının ileride iyi birer doktor, avukat olacaklarına da şüphe yok. Bugün internet var, sosyal medya var. 24-25 yaşında çocuklar üç dört sene içinde milyar dolarlarla oynamaya başladılar. Diyor ki köşe yazarlarından biri, ‘Amy Chua gibi ebeveynlerin çocukları asla bir Facebook, Twitter, Groupon gibi şirketlere sahip olamazlar’. Neden mi? Çünkü içinde bulunduğumuz çağ, yaratıcılık, ileri görüşlülük ve liderlik istiyor.

Özgür düşünce, kişilik hakları gibi konular önemli benim için. Düşünüyorum yine. Kadın biraz da olsa haklı olabilir mi? Disiplin iyidir sonuçta değil mi? Hayır, haklı değil. Disiplin dengeli olmak zorunda. Çalışmak, çok çalışmak elbette akademik başarı getirir. Kimse oturduğu yerden üniversite kazanmıyor fakat bastırılmış duygular, hiç dile gelmemiş istekler ne olacak? Derinlerde bir yerlerde ortaya çıkmayı beklemiyor mudur? Kalıplara göre çocuk yetiştirmek sağlıklı mıdır? Kafeste kuş beslemekle aynı benim için bu. Sansür var hayatlarında. Arkadaşlık, ders harici boş zaman geçirme kavramları yok. Devamlı bir kontrol, devamlı annelerinin ideallerine ulaşmaya çalışan, onu mutlu etmeye çalışan çocuklar sağlıklı birer yetişkin olabilirler mi? Anneliğin de bir sınırı yok mudur?