Anneliğin en zor dönemi o ilk alışma halinde yaşanıyor. Bilmediğiniz bir dünyaya adım atıyorsunuz. Bebekle birlikte tüm hayat değişiyor. Yatma kalkma saatleriyle birlikte kıyafetleriniz, giydiğiniz ayakkabı, çantanız, kullandığınız ürünler… kendiniz için değil kucağınızdaki minicik can için yaşıyor oluyorsunuz. İlk aylar zordur sonra biraz toparlamaya başlarsınız. Alışmışsınızdır çünkü. Yine de evin her yerinde oyuncak, bebek bezi vardır; çantanızdan, paltonuzun cebinden emzik çıkar. Artık en sevdiğiniz eşyalar sizi ve bebeğinizi en çok rahat ettirenlerdir.

Fikirdenk için çalışırken, ürünleri yazarken eskiyi hatırlıyorum bir süredir. En sevdiğim ürünleri listelemeye karar verdim.

1. Ev tipi ana kucağı

Koray’ı doğduğu andan itibaren koyduğumuz bir ana kucağımız vardı. Hafif, pratik, her yere taşınabilen bir üründü. Titreşimi ve anne karnı seslerini taklit eden birkaç çeşit müziği de vardı. Neredeyse 9 aya kadar kullandık. Mama sandalyesinde doğru dürüst oturana kadar bu ana kucağında yemek yedirdim. İşin komiği 1.5-2 yaşında koltuk niyetine oturuyordu. Şimdi o ana kucağını katlayıp kaldırdık, belki ilerde yeniden lazım olur diye ;)

2. Jimnastik merkezi

Koray yaklaşık 3.5 aylıktı bir bebek mağazasında gezerken görüp almıştım bu oyuncaklı oyun halılarından. Tepesinden sarkan oyuncakların bir kısmından ses ve müzik de çıkıyordu. Ayrıca biz elimizde ne kadar ilgi çekici nesne varsa asmış, Koray’ı da altına yerleştirmiştik. Koray ilk andan itibaren bu kendine ait rengarenk alanı çok sevdi. Ben de yanına oturuyordum, alıyordum elime kahvemi kitabımı beraberce ama ayrı ayrı vakit geçiriyorduk. 5-6 aylıktı yuvarlana yuvarlana oyuncaklara uzanmaya çalışıyordu. Çekiştiriyordu. Biz ikimiz de çok faydasını gördük. Hem bebeğin motor gelişimi için, hem de annenin kafasını bir nebze olsun dinlemesi, kollarının yorgunluğunu atması için gerekli olduğunu düşünüyorum :)

 

3. Oyun parkı

Ben ilk günden itibaren pek bu oyun parklarını sevmemişimdir. Çocuğu hapsediyormuşsun hissi veriyordu ta ki bir gün kayınpederim elinde bu koca park ile çıkıp gelene kadar. O da bir yerde görmüş, Koray’ın da ne yaramaz olduğunu biliyor almış getirmişti bize. Park yatak olmadığını en baştan belirteyim. Bu ciddi olarak büyük bir alana sahip olan dört tarafı fileli ve bir tarafı da fermuarla açılan oyun parkı. Tabanındaki minder çıkarılıp yıkanabilen cinstendi. Bizim eve geldiğinde Koray 9 aylıktı aslında, tam emekleme ve ayağa kalkma, etrafı keşfetme dönemiydi. İçinde çok fazla vakit geçirmekten hoşlanmıyordu. Ben de salonun bir köşesine yerleştirip o yan taraftaki penceresini açtım. İçine de en sevdiği oyuncaklarını yerleştirdim. Sonra bayıldı buraya. İçine girdi, çıktı, atladı, tırmandı.
Belki daha önce alsam içinde uzun uzun vakit geçirmeye alışırdı.

 

4. Manuel göğüs pompası

Doğumdan iki gün sonra memeler süt dolup da taşar/patlar gibi olunca imdadımıza gece yarısı bir eczaneden Sarp’ın alıp geldiği manuel el pompası yetişmişti. Sonrasında da Koray’ı 1-2 saatlik zaman dilimlerinde bırakıp çıkabilmeme olanak sağladığı için bu pompayı çok severim. Elektronik veya hastane tipi kiralanan büyük modellerden almadım. Zaten Koray ile dip dibe yaşadığımız için bu manuel olan bana fazlasıyla yetiyordu. Hem basit, küçük, pratik, çantaya da sığıyordu.

5. Sırt çantası

Hamileyken gördüğüm bebek bakım çantalarına hep çok özendim ama bir tanesine de karar verip alamamıştım. İyi ki almamışım çünkü spor bir sırt çantası benim tüm ihtiyaçlarımı karşıladı. Hem her türlü kıyafete de uygun. Pusete takmak da problem olmadı. Temizlenmesi kolay. İçinde bir sürü gözü olanı alınca da son derece kullanışlı oluyor.

6. Bebek taşıma ürünleri/Slingler

Slingo ortaya çıkana kadar kullanmadığım bebek taşıma ürünü kalmadı. Seviyorum bu görüntüyü. Doğduğu gün hastaneden çıkarken bile sling içindeydi. Sonrasında da 2 yaşına kadar bu ürünlerle büyüdü. Pusete alternatif olarak düşünmedim hiç. Pusetle birlikte kullandım. Puseti alamadığım, açamadığım, taşıyamadığım zamanlarda veya Koray’ın huzursuz olduğu anlarda Slingo hayatımızı kurtardı. ‘Öneriyor musun?’ diye soran herkese ‘TABİ Kİ’ diyorum.

Peki ya sizin ilk zamanlarınızın en favori ürünleri nedir?