Bir kere ‘anne’ statüsüne eriştiniz mi, bazı etiketler de yapışıyor üzerinize. Örnek mi?

– Çocuğa annesi bakar

– Çocuğun dilinden annesi anlar

– Çocuk annesini istiyor

– Anne her türlü fedakarlığı yapar

– Anneler her işin üstesinden gelir

Veeee

– Su uyur, anne uyumaz.

 

Çünkü uyuyamaz, uyutmazlar, uyuması beklenemez. Uyursa ayıplanır.

Bebeğini gece boyu emzirmek için delik deşik uykulara aylarca katlanmak zorunda kalan anneyi uykusuzluktan yorgun, göz altları morarmış, saçları dağılmış, sinirleri saçılmış bertaraf halde görmeye alışmış çevre bunu artık olağan karşılamaya da başlar. Annenin uykusuzluğa alıştığına, günlerce zombi olarak dolaşmasının normal olduğunu düşünürler.

Uyumasına imkan yoktur çünkü. Bebek hep annesini ister, istemese de istetirler.

2 saatten uzun kesintisiz uyuyamadığınız gecelerin sabahında, o çocuğun kollarınızda olmasına sebep diğer kişi demez mi ¨sersem gibiyim, gece uyanıp uyanıp durdum sesinizden.¨  Vurur musun, boğazına mı sarılırsın, ne yaparsın?!? Senin geceler boyu ayakta olman beklenirken diğer kişinin bir an bile uyanması kabul edilemez. Hiç unutmuyorum, bir sabah aynı kişi gece uyuyamadığı(!) için suratı asık bir halde evden çıkarken ¨Hangi insan dayanabilir ki bu uykusuzluğa? Ben çok yorgun hissediyorum kendimi, gidip bir vitamin alayım¨ dedi. Valla bu cümleyi kurdu. Yeni baba olmasına, tecrübesiz olmasına, emzirememesine kısacası hormonlarına verdim bu sözlerini ama yemin ediyorum sevdiğim adam falan filan olmasa gözlerini oyabilirdim o an. Gerçi daha sonra beynini oydum hafiften sözlü tacizlerimle ama yetmedi.

Neyse nerede kalmıştım, hah, Annenin uyuması beklenmez!

Anne = insan değil çünkü. İnsan üstü bir varlık. Başka bir şey. Öyle olması istenir, temenni edilir. Hem şeklen hem de ruhen başkalaşması olağandır. Bir haberim var ama: o eskidendi. Biz modern anneler farklıyız. Çocuktan önceki görüntümüze dönmek için can atıyoruz, çocuksuz 2-3 saat için ölüp bitiyoruz, evet çocuk en önemli varlık ama eş dost da istiyoruz hayatımızda, çocuğun ihtiyaçlarının yanı sıra kendimizinkilere de vakit ve nakit ayırmak istiyoruz. En önemlisi uyumak istiyoruz. Geceleri biraz da baba kalksın, baba baksın, hazır sağılmış sütü bebeğe dayasın istiyoruz.

Takan var mı? Valla evin en küçüğünden en büyüğüne pek bunu ciddiye alan yok. Mesela sabahları neden çocuk ¨anne kalk, sen uyuma, baba uyusun¨ der ki? Ya da baba olacak kişi nasıl ¨sen annesin, sen kalk¨ diyebilir ki? Benim insan olmadığım veya uyku ihtiyacım olmadığı mı sanılıyor, anlamadım ki!?!

En son olay geçtiğimiz pazar günü yaşandı. Koray sabahın körü ayakta. Enerjisi dorukta elbette. Bize sataşıyor, bizi kaldırmaya çalışıyor, yatağın üstüne zıplıyor… ben de söyleniyorum ¨uyumak istiyorum, bana izin ver biraz uyuyayım¨ diyorum. Sarp oralı bile değil zaten, ölü numarası yapıyor. En sonunda yataktan kalkıyorum ama nemrut bir suratla. Bunun üzerine Sarp bir anda sihirli değnek değmiş gibi uyanıyor ve bana aynen şu cümleyi kuruyor:

– Sen de sabahları yataktan kalkmak bilmiyorsun. Amma uykucusun.

Bu konuşmanın geçtiği saat 7.15

:)