İtiraf saati.

Gece gece oturmuş taslakta duran 7-8 başlığa bakıyorum. Bir türlü başlayamıyorum. Ben ‘başka bir şey yazmak istiyorum ama ne?’ diye düşünüyorum saatlerdir. Bir yandan da yorgun hissediyorum kendimi. Hastalıktan yakamızı henüz tam olarak kurtaramadık. İştahsızlık ve huysuzluk tepe noktasında. Sıkılıyorum. Sabrım kalmıyor bazı zamanlar. Annem imdadıma yetişti de herkes bir nefes aldı.

İşte ben tüm bunları aklımdan geçirirken ‘bari ben de grip olsam da, birileri de bana baksın’ diye söylendim içimden. Sonra bunu düşündüğüm için kendimden utandım. Daha da sonra dün yazdığım ‘Çocuktan sonra yaşam var mı?’ yazım geldi aklıma. Utanmaktan vazgeçtim, bir adım ileriye giderek blogun yeni yazısı olarak paylaşmaya karar verdim aklımdan geçenleri. İtiraf ediyorum:

No:1 Fala inanmam, falsız kalmam. Henüz hamile bile değilken çok yakın bir arkadaşımla gittiğimiz tarotçu bana ilk bebeğimi kucağıma alamayabileceğimi, asıl 2008 yılının sonuna doğru anne olacağımı söylemişti. Bitmedi, bu bebek akrep burcu olacaktı. Üstelik evin dışında bir yerde hamile kalacağımı da söylemişti. Tahmin edin. Hepsi DOĞRU. Nerede acaba şu kadın?!?!

No:2 Emzirmekten öyle acayip bir keyif almadım. Oh be! Sonunda söyledim. Gerçek bu. Yine de 1 yaşına kadar emzirmek için uğraştım. Anne sütünün ne kadar önemli olduğunu, bebeğimin de buna ihtiyacı olduğunu bildiğimden canım da yansa emzirdim. Aksi düşünülemez bile.

No:3 Koray ile her uyku krizi yaşadığımızda ‘annelik benim neyime?’ atakları geçiriyorum.

No:4 Koray’ı annemlere bırakıp arkadaşlarımızla yaptığımız 4 günlük kaçamak için kendimi hiç kötü hissetmedim. Aksine o seyahatten yenilenmiş ve enerji dolu olarak döndüm.

No:5 İkinci çocuk için hazır değilim. Zaman da geçiyor. Yaş farkı çok olmayan çocuklarım olsun istiyordum oysa. Nasıl yaparım hiç bilmiyorum. Üstelik geçen gün annem de bende böyle bir potansiyel görmediğini söyledi.

No:6 İş dolayısıyla haftanın bir kaç gününü ayrı geçirmeye alışmış bir çiftiz. Bazen bir hafta-10 gün aynı evde olunca ‘sen gitmeyecek misin?’ sorusu kaçıyor ağzımdan. Meğer kimilerinin garipsediği hatta eleştirdiği kısa ayrılıklar, bize nefes alma şansı veriyormuş. İnsan kocasından da sıkılır mı? Eh bazen. Devamlı birinin dibimde olması mı gerekiyor?!?

No:7 Bazen her şeyi bırakıp gitmek istiyorum.

No:8 Annelikle hiç alakası olmayan son ve en büyük itirafım: En korktuğum şeylerin başında uzaylılarla karşılaşmak geliyor.

Yuh! Nereden çıktı diyeceksiniz? İtiraf işte. Sanırım çocukken film falan seyrettim sonu iyi bitmeyen ki böyle bir etkisi var üzerimde bu uzaylı fikrinin. Daha net açıklayayım; beni tek başıma alıp götürmesinler. Babam, kardeşim hatta kocam ‘a gelsinler alsınlar’, ‘gidelim görelim uzayı’ diyen tipler. Bana uzak olsunlar valla. Öyle söyleyeyim :D Çok film seyrediyorum galiba.

Tamam burada kesiyorum. İyice tuhaflaşmadan yazımı noktalıyorum. Ama herkesin yok mudur böyle acayip fikirleri, korkuları?!?!

Alien Phobia diye bir şey varmış bu arada! Demek yalnız değilmişim.

Tamam öyle olsun sobeliyorum. İtiraf edin anneler…
Sena, Aysim, Gülüş, Hülya, Ayça hadi, sizde dökülün :)

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

39 Comments

  1. Sobe yap sen bunu :)
    Daha okurken hem güldüm hem de kendi kafamdakileri sıraladım :)
    Yazıcaaammm niyetliyim !

  2. @SlingoMOM şahane olmuş, bloğunuza da görüşlerimi yazdım. Dün RT yaptığım Hande Altaylı tweet i de hoşdu…

  3. Ben böyle itiraflarda, şikayetlerde bulundukça destek geliyor ve ‘ben de’ ben de’ sesleri yükseliyor ya…
    Nasıl rahatlıyorum anlatamam. İnsan yalnız olmadığını, tüm bunları sadece kendisinin yaşamadığını bilse de duymak, okumak iyi hissettiriyor. Sobe sobe sobe herkese :D

    1. Ne güzel bir yazı olmuş :) No 3, 5 ve 7 ye katılıyorum… veeee No 8 benim de korkum :)) geceleri oğluma süt vermeye kalkınca ödüm kopuyordu, her an gelecekler diye… eşim benim için hep ışık acık bırakırdı…enteresan :)

  4. İviiittt yazıcaaam hojaam
    dur şimdi etrafımdaki 14 şubat harcama gürühuyla dalga geçme modundayım , o moddan sıyrılınca itiraf moduna geçicem :)

  5. Allaaaah, yazımın en sonunda sobelerken ‘sizde’ derken de’yi ayrı yazmamışım. Tüüü hataya bak :P

  6. nedense itiraf edince kötü anne olucaz gibi hissediyoruz di mi?biz de insanız yaa:)

  7. Hepsiyle hemfikir olmakla birlikte no 3, no 6 ve 7 favorilerim hele kaçıp gitme isteği yok mu?:) Daha bu sabah bir arkadaşımla “biz anne olmak için doğru kişiler değil miyiz acaba”yı sorgularken bulduk kendimizi . Dile getirdiğiniz için tebrikler…

  8. yazdım , ahanda burda !!
    Ben de Ayça ,Gülüş ve Hülya’nın itiraflarını merak etmeye başladım :)
    Aysim onları tanıyorum diye , yanlış anlaşılmasın lütfen :P

      1. Sena,
        Bilgisayarı açmayı bekleyemeden telefondan okudum yazını.
        Dur ya ben neden buraya yorum yapıyorum ki?!?

    1. bende sobelendim mi:) üstüme alıyım öyle değil mi? Sena sıkı takip ediyorum seni :)

      1. Hülyaaaa bombasın !!!!
        Baktım da ben daha çok genel konu başlıklarına takılmışım, sizler detayda da iç huzuru arar olmuşsunuz, ben gamsız gördüm kendimi resmen, içim sıkılıyor şundan şundan diye bahsetmeyeyim bundan sonra…allah çarpacak beni sonra !

  9. İtiraf ediyorum ben evli falan değilim. Çocuğum falan da yok. Üstelik zenciyim. Zimbabwe’de yaşıyorum ve bir turistten arakladığım laptop’tan yazıyorum. Translator sayesinde kendi dilimden Türkçeye çeviri yapıp kocaman bir portal kurdum. Siz Türk anneleri var çok eğlenceli olmak!

    Aaa Senacım, merak mı ettin, ayıpsın ayol, en yakın zamanda döşeyeyim hakkımda gerçekleri. :))
    Yazayım ben de bir itiraf yazısı!

    Bu arada gerçekten İrem, hoş fikir, ayrıca çok da sempatik!

  10. arada ayrılık iyi tabi ne var bunda ?? :) bana o kadar doğal geldi ki… bence ilişkinin sağlıklı kalması için ara ara kısa ayrılıklar ge-rek-li !

  11. hahaha alien çok iyiymiş, bitiş şahane :)))
    ben ise uzaylılarla karşılaşmayı canıgönülden arzuluyorum :)))
    itiraflarınız hoş ama bence bu blogger anneler arasında bir hister olmuş, alınmayın üstünüze :) sanki çocuğunu bırakıp tatile giden anne kötü anne, yok öyle birşey, itiraf yazmışsınız ya, tabiki yenilenmeye ihtiyacınız var, bırakın gidin, çocuk sizin ama hayat boyu yanınızda olmayacak…tatil, kendine vakit ayırma, sosyal aktivite…hayat sadece çocuk değil ki :) iyi etmişsinizzz :)
    diğer yapışık annelerden haz etmiyorum
    şehirlerde yaşarken delirmişler kanımca, doğalarından şaşmışlar :)))

Leave a Response