Yaratıcılık sınır tanımıyor resmen. Bir kere eskiden içinde ruj, allık, parfüm olan çantalarımın şekli şemali ve içeriği tamamen yenilendi(!) Her an her şeye ihtiyaç duyabileceğimiz için olur olmadık malzemeler çıkabiliyor bir annenin çantasından. Bezden ve emzikten kurtulduğumuz için artık birkaç çeşit araba, iki adet külot, çorap, boş pet şişe ile dolu bir çantam var. Pet şişeyi tahmin edeceğiniz gibi zor durumlarda çişini yaptırmak için kullanıyorum. Koray da alıştı ‘şişeye yapayım’ diyor yoldayken çişi gelince.

Neyse işte yine böyle bir gün… seyir halindeyiz. Çok lazımmış gibi uzaktaki büyüük bir markete gitmiştik dönüş yolunda eve ulaşmaya çalışıyoruz. TEM’de Kemerburgaz ayrımından çıkacağız çıkamıyoruz. Trafik. Ne olduğu, neden olduğu meçhul. Bekliyoruz. Onbeş dakikada belki iki metre ilerleyebildiğimiz korkunç bir trafik.

Kaza mı var, yol çalışması var yoksa hiçbir şey yok mu bilmiyorum. Aklımdaki tek şey bir an önce eve varmak. İşta tam bu kabusun ortasında bizimki demesin mi ‘Anne çiş var!’. Ben akıllı(!) anne:

– Ooofff tutsan birazcık, baksana trafik çok fena.

– Tutamam, çiş var.

– Oğlum ne yapayım biraz bekle, Allah rızası için.

– Çiş var.

Ağlasam neye yarar. Kenara çekmek mümkün değil çünkü. Tek şeritlik yolda yanyana iki araba sıkış tıkış milim milim ilerliyoruz. Henüz TEM’den tamamen kopmuş değilim ama sağa çekecek yer de yok. Utana sıkıla, sağdaki soldaki arabalardan yalvar yakar yol istedim ve TEM’e attım kendimi. Sağa çektim.

Bitmedi.

Açıkçası Koray’ı arabadan çıkarıp çiş yaptırmak istemedim, çözümü arabanın içinde bulacaktık. Fakat pet şişe yoktu yanımızda. Koray ‘çişşş’ diye bağırıyor. Nereye yapacak? İçi doldurulabilen tek şey biberon. Olmaz. Bir an ‘acaba altına yapsa’ diye de geçirdim içimden. Sonra aklıma marketten aldığım torbalardan birinde lastik eldiven olduğunu hatırladım. Hani şu tek kullanımlık olan.
Temizlikte onları kullanıyoruz evde. Kutu kutu alıyorum ben de. Olur mu olmaz mı, derken elime aldığım gibi eldiveni Koray’a gösterdim. Çocuk şaşkınlıkla eldivenin içine çişini yaptı. Ağzını güzelce bağlayıp çöp torbalarından birinin içine koydum. Derin bir oh! çektim. Koray da gülerek yerine oturdu.

Eve gidişimiz 1 saatten fazla sürdü, Koray sızlandı, söylendi; ben trafik yüzünde sinir krizi eşiğindeydim ama rahattım. Bir daha çişi gelirse kutu kutu eldivenimiz vardı nasıl olsa.

Bir yandan da benim yerime baba olsaydı ne olurdu diye merak ettim. Eldiven aklına gelir miydi ki? :)

*Bu arada anne çantasının içine bir de lastik eldiven girdi, iyi mi?!?